SEO yaparken dikkate almanız gereken 68 kriter

Yazının yayımlanma tarihi: December 30, 2014 - Son güncelleme: December 30, 2014
3500 kelime uzunluğundaki bu yazı için tahmini okuma süreniz 14 ila 24 dakika arasında.
Yazan:

Yazıya ait etiketler: , , , , , ,

Dünya genelinde aramaların yüzde 83.58’i Google üzerinden yapılıyor. Her gün altı milyar arama sorgusuna cevap veren, 40 milyon tweeti, 3.5 milyon Facebook mesajını, bunun yanı sıra 759 milyon web sitesini, 14.3 trilyon web sayfasını tarayan Google’ın işi, biz ekran başına geçip aramak istediğimiz anahtar kelimeyi o kutuya girenlere göre, oldukça zor.

Sahip olduğu bir milyon sunucuyla, bir gün içerisinde bu kadar çok veri ile uğraşmak zorunda olan Google, hem iş yükünü azaltmak hem de kaliteyi arttırmak amacıyla web sitelerine uyguladığı bir takım derecelendirme kriterlerine sahip. Kimilerine göre sayısı bilinmezleri bulan bu kriterleri göz önünde bulundurmak, web sitenize çizeğiniz yol için oldukça önemli. Elbette bu kriterlerin hiç birinin tek başına arama görünürlüğünüz üzerinde etkisi olacağını düşünmeyin. Google sitenizin kaderini bu kriterlerin bir kombinasyonu sonucunda çiziyor. Yani sitemi arama motorlarında nasıl üst sırada çıkarırım sorusunun cevabı aşağıdaki kriterlerin bir araya gelmesiyle belli oluyor.

Google arama sonuçlarına etki eden, bazıları kanıtlanmış, bazıları ise sadece spekülasyon ve manipülasyondan ibaret  bu kriterlerden 68 tanesini derledim.

1. Alan adı yaşı: Google’ın arama sonucu sayfaları üzerine çalışan mühendislerinden Matt Cutss aşağıda izleyebileceğiniz videoda alan adı yaşının önemini açıklıyor. Cutss, altı aylık bir geçmişe sahip alan adı ile bir yıllık bir geçmişe sahip bir alan adının, arama motoru sonuç sayfasındaki sonuçları eski olan alan adının lehine çok fazla etkilemeyeceğini belirtiyor. Yani Matt Cutss, alan adı yaşının arama sonuçlarını etkilediğini ancak bu etkinin çok büyük olmadığını söylüyor.

2. Alan adı içerisinde yer alan anahtar kelime: İki üç yıl öncesine kadar arama sonuçlarında sitenizi ön sıralarda göstermeye yarayan alan adı içerisinde yer alan anahtar kelime şimdilerde de eskisi kadar olmasa da hala Google tarafından bir relevancy signal olarak kabul görüyor.

3. Alan adının kayıt uzunluğu: Google’ın sahip olduğu bir patente göre değerli alan adları genellikle bir yıldan uzun süreli kayıt ettirilir. Buna göre 10 yıllığına satın alınmış bir alan adıyla 1 yıllığına satın alınmış bir alan adının bir kriter olarak ele alınıp arama sonuçlarında 10 yıllığına satın alınmış bir alan adının önde çıkması olasıdır.

4. Alt alan adındaki anahtar kelime: Bir alan adının altında bulunan bir alan adında yer alan anahtar kelimenin arama sonuçlarında daha iyi görünürlük sağladığı söyleniyor.

5. Alan adı geçmişi: Alan adı geçmişi ne kadar eskiyse bu durumun arama sonuçlarına pozitif etki etmesi. Yani 1998 yılında kayıt edilen ve o tarihten itibaren hep yayında olan bir web sitesiyle, önce 2000 yılında kayıt edilen ancak 2002 yılında kayıt edilmediği için düşen ve sonrasında 2005 yılında tekrar kayıt edilen bir alan adının arama sonuçlarında 1998 yılında kayıt edilen sitenin altında yer alacağı.

6. Kesin eşleşen alan adı: Bundan bir iki yıl öncesinde kesin eşleşen alan adları (spor ayakkabı araması için sporayakkabi.com alan adı) arama sonuçlarında üst sıralarda çıkıyordu. Google’ın gerçekleştirdiği EMD adlı güncelleme ile kesin eşleşen alan adlarının etkisi her ne kadar azalsa da kesin eşleşen alan adına sahip olmak hala sizi arama sonuçlarında üst sıralara taşıyabilir.

7. Alan adı kaydı bilgilerinin gizlenmesi: Matt Cutts Pubcon 2006 etkinliğinde yaptığı bir konuşmada spam içerikli web sitelerinin whois bilgilerini kontrol ettiğinde çoğunlukla spam içeriğe sahip internet sitelerinin whois bilgilerinin saklandığını söylüyor. Buradan yola çıkarak diğer kriterlerle birlikte değerlendirdiklerinde alan adı kaydı bilgilerinin gizli olmasının SEO açısından negatif etki yapması olası.

8. Ülke uzantılı alan adı: Ülke uzantısına sahip bir alan adı (com.tr gibi) o ülke içerisinden gelen aramalarda alan adına öncelik sağlayabildiği gibi global aramalar için arama görünürlüğüne ket vurabilir.

9. Başlıktaki anahtar kelime: Sayfa başlığı bir web sayfasının en önemli alanlarından birisi. Dolayısıyla arama sonuçlarında üst sıralarda çıkmak içinde önemli bir rol üstleniyor.

10. Anahtar kelimeyle başlayan başlıklar: MOZ verilerine göre anahtar kelimeyle başlayan başlıklar arama sonuçlarında ön sıralarda çıkıyor.

11. Açıklama etiketinde anahtar kelime kullanımı: Açıklama alanında (Description Tag) yer alan anahtar kelime bir diğer alaka sinyali (relevancy signal) olarak değerlendiriliyor. Bu da yine etkisi gün geçtikçe azalan bir diğer faktör.

12. H1 etiketi içerisinde yer alan anahtar kelime: H1 etiketi içerisinde yer alan anahtar kelimeler de Google tarafından alaka sinyali olarak algılanıyor. Bu konuda yapılan bir korelasyon çalışması da bir önceki ifadeyi doğruluyor.

13. Metin içinde anahtar kelimenin en sık kullanılan ifade olması: Anahtar kelimenin metin içinde en çok kullanılan ifade olması bir diğer alaka sinyali olarak algılanıyor. Elbette kantarın ucunu kaçırmamak gerek, metin içerisindeki anahtar kelime sıklığını yüzde 5’te tutmakta fayda var.

14. Metin uzunluğu: Metin uzunluğu arama sonuçlarını etkileyen bir diğer faktör. Uzun metinler kısa metinlere göre çok daha iyi sonuç veriyor.

15. Sayfa yüklenme süresi: Özellikle mobil kullanımın artmasıyla birlikte sayfa yüklenme hızı önemli bir faktör haline geldi. Google’ın yanı sıra Bing’de sayfa yüklenme hızını bir faktör olarak değerlendirmeye başladı. Sayfa yüklenme hızınızı Google PageSpeed Insights aracı ile test edebilir, sonuçlardaki yönergeleri izleyerek site hızınızda iyileştirmeler yapabilirsiniz.

16. Duplicate (yinelenen) içerik: Site içerisinde aynı içeriğin birden fazla sayfada yer alması arama motoru görünürlüğü üzerinde negatif bir etkiye sahip. Konuyla ilgili Google’ın hazırladığı Yinelenen içerik başlığını okuyabilirsiniz.

17. Görsel optimizasyonu: Görseller isimleri, alt etiketi kullanımı, açıklaması ve başlıkları ile arama motorlarına önemli alaka sinyalleri gönderirler.  Matt Cutts’ın alt etiketi kullanımı ile ilgili konuştuğu videosunu mutlaka izleyin derim.

18. Anahtar kelimenin öne çıkarılması: Odaklandığınız bir anahtar kelimeyi yazdığınız içeriğin ilk 100 kelimesi içerisinde kullanmanız alaka sinyali olarak değerlendiriliyor.

19. H2, H3 etiketleri içerisinde yer alan anahtar kelime: Anahtar kelimenizi içerik içerisinde kullandığınız H2, H3 etiketleri içinde kullanmanız alaka sinyali olabilir.

20. Giden link kalitesi: Bir çok SEO uzmanı giden linklerin kaliteli sitelere verilmesinin arama sonuçları üzerinde pozitif bir etki yarattığını düşünüyor.

21. Dil bilgisi ve yazım: Düzgün bir dil bilgisi kullanımı ve yazım kurallarına uyulması bir kalite göstergesi olarak sayfalarınızın arama sonuçları üzerine olumlu bir etkisi olur.

22. Giden link sayısı: Özellikle başka sitelere çok fazla dofollow link vermek arama motoru görünürlüğünüzü olumsuz olarak etkileyebilir.

23. Multimedya kullanımı: Sayfa içeriğinde kullanılan görseller, videolar, ses dosyaları iyi bir içeriğe işaret ettiğinden arama sonuçları görünürlüğünüze olumlu etki eder.

24. İç linklerin sayısı: Yazdığınız içerikle alakalı olabilecek diğer sayfalara verilen linkler ve bu linklerin sayısı da önemli bir diğer faktör.

25. Kırık linkler: İster iç sayfalara gitsin ister dış sitelere linklerin sağlıklı olması da önemli bir faktör. Bunun için eğer WordPress kullanıyorsanız mutlaka Broken Link Checker gibi bir eklenti yükleyin ya da bahar temizliği gibi sitenizi belirli dönemlerde Online Broken Link kontrol araçlarıyla taratın.

26. Okuma düzeyi: Henüz Türkçe sayfa içeriklerinde çok sağlıklı çalışmıyor olsa da Google sayfa içeriğinizi temel, orta ve ileri olmak üzere üç farklı düzeyde değerlendiriyor. Okuma düzeyinin arama sonuçlarına etkisi hakkında kimi uzmanlar arasında ortak bir fikir birliği yok. Genel kanı orta olarak işaretlenen içeriğin arama sonuçlarında ön sıralarda çıkma olasılığının daha fazla olduğu yönünde.

27. Affiliate (satış ortaklığı) linkler: Eğer bir sayfa üzerinde çok fazla affiliate link kullanıyorsanız bu durumun arama motoru sonuçlarına olumsuz etki edebiliyor. Dikkatli ve orantılı kullanmak lazım.

28. HTML hataları ve W3C validasyonu: Sayfanızın kodunda çok fazla hata olması ve sitenizin WC3 validasyonundan sınıfta kalması arama sonuçlarınızı etkileyecek bir başka faktör.

29. Alan adı itibarı: Başka bir sayfa ile aynı konuda bir içeriğe sahipsiniz. Alan adı itibarınız diğer siteden düşükse sonuçlarda da daha alt sıralarda gösterilirsiniz.

30. URL uzunluğu: Search Engine Journal’de yayınlanan bir makaleye göre uzun URL’ler arama motoru görünürlüğü üzerinde olumsuz bir etkiye sahip.

31. İnsan faktörü: Google şimdiye kadar kullanılıp kullanılmadığına dair bir açıklama yapmasa da arama sonuçları sıralamasında editöryel görüşü desteklemek için sistem ve yöntem (System and method for supporting editorial opinion in the ranking of search results) adlı bir patente sahip.

32. Sayfa kategorisi: Sayfanın alakalı bir kategori altında yer alması alaka sinyalini kuvvetlendirerek arama sonuçlarına pozitif etki eden bir faktör.

33. URL’de yer alan anahtar kelime: Bir diğer alaka sinyali üzerine etki eden bir faktör.

34. Madde işaretleri ve numaralandırma: Madde işaretleri ve numaralı listeler içeriğinizin daha rahat okunmasını sağlayarak içeriğinize değer katar. Bu nedenle içeriği madde işaretleri ve numaralı listelerle bölmek arama motoru görünürlüğüne katkıda bulunur.

35. Sayfanın site haritasındaki önceliği: sitemap.xml dosyasında yer alan sayfanın önceliği arama motoru görünürlüğünü artırabilir.

36. Sayfa yaşı: Google her ne kadar taze içerik sevse de bu eski sayfaları değersiz olarak gördüğü anlamına gelmiyor.

37. Kullanıcı dostu görünüm: İçeriğinizin kullanıcı dostu bir görünüme sahip olması, içeriğin sayfa içerisinde ilk bakışta görünebilecek bir konumda olması arama görünürlüğünüzü artıracak bir diğer faktör.

38. İletişim sayfası: Kimilerine göre bir iletişim sayfanızın olması ve bu sayfadaki bilgilerin alan adı kaydında yer alan bilgilerle uyuşması arama motoru görünürlüğünüz üzerinde pozitif bir etkisi var.

39. Site mimarisi: Site genelinde içeriğinizin organize ediliş şekli de arama görünürlüğünü artırıcı bir faktör.

40. Site güncelliği: Sitenin ne kadar zamanda güncellendiği, yeni içeriğin ne sıklıkla girildiği de Google’ın gözüne girmeniz için önemli bir faktör.

41. Site haritasının varlığı: Site haritası arama motorlarının sayfalarınızı daha kolay indekslemesini sağlar.

42. Site açık kalma süresi: Sitenin yer aldığı sunucunun sık sık kapanmasından kaynaklı siteye ulaşılamama problemleri arama görünürlüğünüz üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olacaktır.

43. Sunucu lokasyonu: Sunucunuzun lokasyonu sitenizin farklı konumlarda farklı sıralamada çıkmasına neden olabilir.

44. SSL Sertifikası: Google SSL sertifikasına sahip web sitelerinin arama görünürlüğünün olumlu etkilenebileceğini doğruladı.

45. Kullanım şartları ve gizlilik sayfaları: Bu iki sayfaya sahip olan web siteniz Google’ın güvenini kazanmanızı, dolayısıyla arama sonuçları görünürlüğünüzü artırmanızı sağlayabilir.

46. Ekmek kırıntıları: Sitenizin ekmek kırıntısı (Breadcrumb) bir navigasyona sahip olması arama sonuçlarınızı da olumlu etkileyebilir.

47. Mobil uyumu: Mobil uyumlu bir web sitesine sahip olmak arama görünürlüğünü olumlu yönde etkileyecektir. Google kısa süre önce mobil arama sonuçlarında mobil uyumlu siteler için mobile-friendly etiketi göstermeye başladı.

mobile-friendly

48. YouTube videoları: Search Engine Land Google Panda güncellemesinden sonra YouTube’un trafiğinin arttığını ortaya çıkarmıştı. YouTube videosu ile desteklenmiş içeriğin arama motoru sonuçlarında ön sırada çıkma ihtimali daha yüksek.

49. Kullanılabilirlik: Site kullanılabilirliği arama sonuçlarınızı etkileyecek önemli bir faktör. İçerisinde kaybolmadan kolayca gezilen sitelerin arama görünürlüğüne fayda sağlıyor.

50. Google Analitik ve Webmaster Yöneticisi Araçları kullanımı: Bazı SEO uzmanları Google Analitik ve Webmaster Yöneticisi Araçları kullanılmasını sitenin arama görünürlüğüne katkı yaptığını düşünüyor. Ayrıca bu araçlara sahip olan Google’ın analitik verilerini kullanarak bir sitenin ne kadar faydalı olduğunu görebildiğini ve bunu arama sonuçlarına da yansıttığını düşünüyor.

51. Gelen linkin yaşı: Sitenize gelen linklerin yaşı da bir diğer faktör. Yaşça büyük bir alan adından gelen link, yaşça küçük bir alan adından gelen linkten daha değerli olacaktır.

52. Alt etiketi kullanımı: İçerikte yer alan görsellerde alt etiketinin kullanılmış olması sayfanın arama görünürlüğüne katkıda bulunan bir diğer faktör.

53. .edu ya da .gov uzantılı alan adlarından gelen linkler: Google mühendisi Matt Cutts .edu ya da .gov uzantılı alan adlarından gelen linklerin diğer uzantılardan gelen linklerden daha önemli/değerli olmadığını açıklasa da hala .edu ve .gov uzantılı alan adlarından alınan linklerin daha değerli olduğu düşüncesi hakim.

54. Sosyal paylaşımlar: Sayfa linkinin sosyal ağlarda paylaşılma sayısı da sayfanın arama görünürlüğüne etki eden bir diğer kriter.

55. Sponsor linkleri: Sponsorlar, sponsor linkler gibi ifadelerin arama görünürlüğüne olumsuz etki edebileceği söyleniyor.

56. Wikipedia’dan gelen linkler: Wikipedia üzerinden başka sitelere giden linkler nofollow tanımlı olmasına rağmen bir çok SEO uzmanı Wikipedia’dan link almanın arama motorlarının gözüne girmek için iyi bir yol olduğunu düşünüyor. Teoride ve pratikte Wikipedia’dan aldığınız bir link, arama motoru görünürlüğünüzü arttırmasa bile sitenizin ziyaretçi sayısını arttırabilir.

57. Backlink yaşı: Google’ın elinde bulundurduğu bir patente göre yaşlı backlinkler yeni alınan backlinklere oranla çok daha etkili.

58. Karşılıklı linkler: Google’ın Bağlantı düzenleri başlığına sahip sayfasında çok fazla karşılıklı link alımının yapılmaması gereken bir eylem olduğu yazılı.

59. Microformat kullanımı: Mikroformatları destekleyen sayfaların arama görünürlüğü desteklemeyenlere oranla daha fazla.

60. DMOZ kaydı: Bir çok SEO uzmanı DMOZ kaydı olan sitelerin Google’ın gözünde daha çok kredisinin olduğunu ve bunun da arama sonuçlarına olumlu etki yaptığını düşünüyor.

61. Forum profil linkleri: Forum profillerini kullanarak Google’da üst sıraya çıkarmak istedikleri siteye backlink kazandırmaya çalışan SEO uzmanları(!) yüzünden forum profillerinden gelen linkler sitenizin arama sonuçlarını ciddi şekilde olumsuz yönde etkileyebilir.

62. Link veren sayfanın kelime sayısı: 1000 kelimelik bir içerikten gelen link, 25 kelimeden oluşan bir sayfadan gelen linkten daha değerli olacaktır.

62. Link veren sayfanın içerik kalitesi: Sayfadaki kelime sayısı kadar sayfa içeriğinin kalitesi de bir diğer önemli kriter.

63. Bounce rate (Hemen Çıkma Oranı):  Bazı SEO uzmanları düşük olan hemen çıkma oranının sitenin arama görünürlüğünü artırdığını savunuyor. Bir çok sitenin analytics kullanması sonucu Google’ın bu veriye sahip olduğunu düşündüğümüzde hiç olmayacak bir şey de değil aslında.

64. Direk trafik: Masaüstü bilgisayarlarda yüzde 51.8’lik bir paya sahip Chrome‘u elinde bulunduran Google buradan elde ettiği veri ile direk trafiğe sahip bir sitenin arama görünürlüğünde pozitif bir etken olarak değerlendiriyor.

65. Tekrar eden trafik: Bir kullanıcı bir siteyi ziyaret ettikten sonra tekrar ziyaretçi olarak aynı siteye geri dönüyorsa bu da arama motoru görünürlüğüne pozitif etki eder.

66. Sık kullanılanlar (Chrome Bookmarks): Google’ın Chrome’dan gelen verileri kullandığı gizli saklı bir şey değil. Buna sık kullanılanlara eklediğimiz siteler de dahil. Kimi SEO uzmanlarına göre Chrome’un sık kullanılanlarına eklenen sitelerin arama görünürlüğü olumlu etkileniyor.

67. Sayfadaki yorum sayısı: Yüzlerce yorum alan sayfalar kullanıcının sayfa ile etkileşime geçtiğinin bir göstergesi. Kimilerine göre yüzlerce yorum alan sayfaların arama motoru görünürlüğü olumlu yönde etkileniyor.

68. RSS abonelerinin sayısı: Yıllar önce Google’ın Feedburner satın alımı sürpriz olmuştu. Şimdilerdeyse bazı SEO uzmanları sitelerin RSS abone sayısının arama sonuçlarına etki ettiğini düşünüyor.

Yazının başında da belirttiğim gibi bu kriterler buz dağının su üzerinde kalan kısmı. Eğer arama sonuçlarını etkilediğini düşündüğünüz kriterler varsa yorum olarak ekleyebilirsiniz.

Yeni yazılar e-posta adresine gelsin

Diğer etiketler:

Almanya Amerika Amerika Birleşik Devletleri Astika Bira Avustralya Avustralya Turizmi Avustralya ve Sosyal Medya Boston British Airways Bulgaristan Cadbury Duchenne Kas Erimesi Duchenne Muscular Dystrophy Ehliyet Almak Ehliyet Sınavı Engelli Siteler Engelli Web Facebook Fransa Gece Hayatı Google +1 Google Plus Gökhan Ahi Hasan Syed Heinz Jacobs Marka Şikayet Massachusetts Milka Obermutten Oreo Promoted Tweets SEO Sofya The Brand Age Turizmde Sosyal Medya Kullanımı Twitter Varna Vikipedi Wikipedia Youtube Çorba İngiltere İsveç İçerik Pazarlaması

2 yorum

Tahir Özcan 3 years ago

Metnin tamamı sizin tarafınızdan hazırlanmış görünüyor, gerçekten sabır isteyen bir iş. Elinize sağlık.

Ben de düşüncelerimi aktarmak isterim, listede “Canonical URL” kavramı ile ilgili bir madde yok. Özellikle eticaret siteleri başta olmak üzere birçok sitede canonical yapısının kullanılmaması ya da doğru şekilde uygulanmamasından dolayı aynı sayfa onlarca kere farklı URL uzantıları ile index alıyor. Duplicate content filtresinden dolayı da çeşitli sorunlar ile karşı karşıya kalınabiliyor. Bu sebeple önemli bir madde diye düşünüyorum.

Headings yapısı ile ilgili de düşüncelerim şu yönde. Ana sayfa için – ve tanımlamaları yapılmalı; bunlar sadece ana sayfaya özel olmalı. Alt sayfaların hepsinde sadece ile ilgili otomasyon yapılmalı ve sayfanın kendi ismini o sayfaya olarak atamalıyız. h2 ve h3 ile ilgili herhangi bir otomasyon yapılmamalı. Footer kısmındaki “İletişim” kelimesine bazen veriliyor, bizim “Gelinlik Modelleri” diye bir sayfamız “iletişim” kelimesinde sıralamaya girmeye mi çalışıyor ki biz bu kelimeyi h2 olarak vurguluyoruz o sayfada 🙂 bu bir örnekti.

Yazınız için teşekkürler tekrardan

Reply

Kayıhan Turgutoğlu 3 years ago

Tahir Bey değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

Canonical URL konusunda haklısınız. Büyük e-ticaret sitelerinin çoğu canonical URL’yi çözmüş durumda olsalar da hala bu yapıyı uygulamamaktan dolayı ağzı yanan siteler de mevcut.

Canonical URL hakkında için başlı başına bir yazı yazmak gerekiyor belki de.

Bunun yanı sıra Google’ın algoritmasındaki değişikliklerden dolayı yukarıdaki listeye neredeyse her gün yeni bir şey eklemek mümkün.

Reply

Yorumunuzla yazının gelişmesine katkıda bulunun